Levent Oyluçtarhan
Sergi İzle / Watch Exhibition

Levent Oyluçtarhan 1978’de Adana’da doğdu.  Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünden 2011 yılında mezun oldu. Çalışmalarına Eskişehir’deki atölyesinde devam etmektedir.

Resim sanatı güzel sanatlar dediğimiz subjektif denizin belki de en önemli unsurudur. Belirli ve üzerinde ittifak edilen bir tanımı olmayışı da bu subjektif doğasından ileri gelir.

Kendi varoluşunu mütemadiyen sorgulayan ve dünya üzerindeki varlığını anlamlandırmaya çalışan insan zekası, eşyanın kanunlarına ve düzenine karşı başkaldırının en güzel aracını bir ölçüde güzel sanatlarda –dolayısıyla resimde- bulmuştur. Benim resim anlayışımı da bu temele oturtabiliriz.

İşlerimi genel olarak estetik hazzın dinlendirici gölgesinde ve objektiflikten uzak bir çerçeve içinde üretilen, metafizik kavramlara ve oluşlara bir saygı duruşu niteliği ihtiva eden parçalar olarak görmekteyim. Sanatseverlerin benim resmimi kendi meşreplerince tanımlama ya da anlamlandırma hakları saklı olmak kaydıyla, ben kendi resmimi düşsel bir gerçekliğin sinesinde, hayal gücünün nesnel değerlere meydan okuduğu bir manifesto olarak adlandırıyorum. İşlerimin belirli bir çizgiyi takip etmeyişinin nedeni ise biraz bu soyut arzu biraz da Picasso’nun da muzdarip olduğu « sürekli arama » iptilası. Sanatseverlerle müptelası olduğum arama maceramı paylaşmak ve onları estetik haz adı verilen yüce zevkten istifade ettirebilmek benim resmimin en önemli amacı. Son söz : sürekli arayacağım ama bulamayacağımdan eminim.

 

He graduated from Anadolu University Fine Arts Academy in 2011. He lives in Eskisehir and works at his own studio.

Painting is perhaps the most important element of the so-called subjective sea that we call fine arts. Painting’s lack of a commonly accepted definition comes from its very subjective nature.

Constantly questioning its own existence and trying to justify its presence in our world, human intelligence has found the fine arts –thus painting- as the perfect tool in terms of the rebellion against the law of instrument and order of the objects. One can also commentate my paintings in that sense. I see my works as the pieces produced in an abstract frame, which is quite far from objectivity, and in the comforting shade of the overall aesthetic pleasure. My works additionally contain a notion of a tribute to the metaphysical concepts. Though everyone has a particular right and competence to describe and interpret my art in their unique manner, I define my painting as a manifest in which imagination challenging the objective values in the bosom of an imaginary reality. The very reason for my so-called excursive style of painting is this abstract desire and the addiction of “continuous search” which Picasso also suffers from. My lifetime goal for painting is to share my “addiction” of “continuous search” with art lovers and make them enjoy my adventure. Last words: I will always seek for something although I am sure that I will never ever find it.

+ Bilgi

Levent Oyluçtarhan 1978’de Adana’da doğdu.  Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünden 2011 yılında mezun oldu. Çalışmalarına Eskişehir’deki atölyesinde devam etmektedir.

Resim sanatı güzel sanatlar dediğimiz subjektif denizin belki de en önemli unsurudur. Belirli ve üzerinde ittifak edilen bir tanımı olmayışı da bu subjektif doğasından ileri gelir.

Kendi varoluşunu mütemadiyen sorgulayan ve dünya üzerindeki varlığını anlamlandırmaya çalışan insan zekası, eşyanın kanunlarına ve düzenine karşı başkaldırının en güzel aracını bir ölçüde güzel sanatlarda –dolayısıyla resimde- bulmuştur. Benim resim anlayışımı da bu temele oturtabiliriz.

İşlerimi genel olarak estetik hazzın dinlendirici gölgesinde ve objektiflikten uzak bir çerçeve içinde üretilen, metafizik kavramlara ve oluşlara bir saygı duruşu niteliği ihtiva eden parçalar olarak görmekteyim. Sanatseverlerin benim resmimi kendi meşreplerince tanımlama ya da anlamlandırma hakları saklı olmak kaydıyla, ben kendi resmimi düşsel bir gerçekliğin sinesinde, hayal gücünün nesnel değerlere meydan okuduğu bir manifesto olarak adlandırıyorum. İşlerimin belirli bir çizgiyi takip etmeyişinin nedeni ise biraz bu soyut arzu biraz da Picasso’nun da muzdarip olduğu « sürekli arama » iptilası. Sanatseverlerle müptelası olduğum arama maceramı paylaşmak ve onları estetik haz adı verilen yüce zevkten istifade ettirebilmek benim resmimin en önemli amacı. Son söz : sürekli arayacağım ama bulamayacağımdan eminim.

 

+ Info

He graduated from Anadolu University Fine Arts Academy in 2011. He lives in Eskisehir and works at his own studio.

Painting is perhaps the most important element of the so-called subjective sea that we call fine arts. Painting’s lack of a commonly accepted definition comes from its very subjective nature.

Constantly questioning its own existence and trying to justify its presence in our world, human intelligence has found the fine arts –thus painting- as the perfect tool in terms of the rebellion against the law of instrument and order of the objects. One can also commentate my paintings in that sense. I see my works as the pieces produced in an abstract frame, which is quite far from objectivity, and in the comforting shade of the overall aesthetic pleasure. My works additionally contain a notion of a tribute to the metaphysical concepts. Though everyone has a particular right and competence to describe and interpret my art in their unique manner, I define my painting as a manifest in which imagination challenging the objective values in the bosom of an imaginary reality. The very reason for my so-called excursive style of painting is this abstract desire and the addiction of “continuous search” which Picasso also suffers from. My lifetime goal for painting is to share my “addiction” of “continuous search” with art lovers and make them enjoy my adventure. Last words: I will always seek for something although I am sure that I will never ever find it.

Eserler / Artworks