Emre LÜLE İç içe Plastik Duvar Heykelleri Sergisi

Poli-plastisizm

20 Mart- 1 Nisan 2015

A

Emre Lüle 1982 yılında Ankara’da doğdu. 2006 yılında Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nden mezun oldu. Üniversite yıllarından itibaren endüstriyel tasarım üzerine yoğunlaştı ve üniversite sonrasında da bu alanda çalışmalarına devam etti. 2007 yılında Hamburg’da Mankiewicz’de boya teknikleri eğitimi aldı. Türkiye’ye döndükten sonra baba mesleği olan plastik enjeksiyon ve farklı resim teknikleri üzerine araştırmalar ve çalışmalar yaptı.

Emre Lüle sanat anlayışı olarak izleyiciyi şaşırtmayı hedefliyor. Yağlı boya, sulu boya ve kolaj gibi yaygın tekniklerin ötesine geçip daha güncel malzemeler ve özellikle sanayide kullanılan kimyası birbiri ile örtüşen ürünleri bir araya getirmeyi hedefliyor. Bunu yaparken çocukluk yıllarından beri plastik sanayi içinde büyümesi, Almanyada almış olduğu endüstriyel boya uygulama ve uygunluk eğitimi ve Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik tasarım lisans eğitimi önem arz ediyor.

Emre Lüle, tuval olarak plastik kullanıyor. Bilindiği gibi, bir “polimer” olan plastiğin birçok çeşidi bulunuyor; ticarette, bunlara, Plexiglass, Vitroflex, Acrylite, Oroglass, Lucite gibi isimler verilmiş, ve daha çok, endüstriyel ürünler üretilmesinde kullanılıyorlar; saydam, mat, opak olanları var. Emre Lüle, saydam türde “Polimetil Akrilat”, “Poli-karbonat”, “Polimetil Metakrilat(PMMA)” kullanıyor. Bu malzemeleri, çeşitli tekniklerle şekillendiriyor, akrilik boyayla (yağlı boya da geçerli) çeşitli tekniklerle boyuyor, yüzlerce ve büyük boyutlar için binlerce parçanın renk, biçim, ve derinlik değerlendirerek sentezini yapıyor; bunları, tercihen kurutulmuş kavak ağacından seçtiği bir arkalık üstüne, gizlenmiş ya da görünür vidalar ve saydam ve çok güçlü endüstriyel zamklarla çok dayanıklı bir şekilde tespit ediyor. Bu eserleri, resim gibi, duvarda sergiliyor; ama, fiziki olarak üç boyutlu olduklarından, bunlara “duvar heykelleri” demek gerekiyor. “Janr” açısından, peyzajlar, portreler, natürmortlar, figüratif görüntüler yaratmış; tüm bunlarda, çeşitli sanat ekollerinin uygulandığını görüyoruz: Fovizm, Abstrak Ekspresyonizm, İmpresyonizm, Dada, Sürrealizm gibi. Plastiğin özellikleri nedeniyle, Emre Lüle’ nin eserleri, her yönde yansıyan, kırılan, ve abzorbe edilen bir ışık banyosu yaşıyor ve yaşatıyor. Şekiller, renkler, girinti-veçıkıntılar, ışık-ve-karanlık ve bunların tonları, çok kompleks bir “yazboz bilmecesi(jigsaw puzzle)” gibi, izleyeni oyalıyor, onları kendi içine çekiyor, ve onlara çok farklı ve zevkli bir sanatsal deneyim yaşatıyor.

2011 yılında hiçbir esinlenme olmadan kendi keşfettiği ve geliştirdiği bu tekniğe Sanat Eleştirmeni SEZER AYKAN Emre Lüle’nin, sadece kendine mahsus bu sanatının sanat dünyasına yeni bir “ekol” katacağına inandığı için, bu ekole bir isim bulmaya çalışır. Sanat tarihinde, yeni sanat akımlarını algılayanlar, genelde, sanat eleştirmenleri ve sanat dergileri editörleri: Fransız sanat eleştirmeni Louis Vauxcelles, “Fauvism” ve “Cubism” isimlerinin yaratıcısı; Louis Leroy, “İmpressionism’i” ileri sürmüş; İngiliz sanat eleştirmeni Roger Fry, “Postimpressionism” ekolünü adlandırmış; Amerikan sanat eleştirmeni Harold Rosenberg, ressam Jackson Pollock’un sanatının “Action Painting” olarak anılmasını ileri sürmüş; Alfred Barr, V. Kandinsky’nin sanatını, “Abstract Expressionism” ekol adıyla sanat tarihine kaydettirmiş. Sezer Aykan da bir Türk sanat eleştirmeni olarak, “değerli bir Türk sanatçısı olan Emre Lüle’nin kendisine mahsus, bu güçlü ve değişik sanat anlayışının, bir ekol özelliklerine sahip olması nedeniyle, “Poli-plastisizm (Poly-plasticism)” olarak anılmasını ileri sürmüştür. Buradaki “plastik” sözcüğü hem plastik maddesinin hem de “plastik sanatların (resim, heykel)” yerini tutuyor. Dolayısıyla, bu yapıtlara da “Poly-plastic artwork” denmeli; Türkçesi: “İçiçe plastik sanat eseri (yapıtı)” ya da “İçiçe plastik duvar heykeli” olmalı.” demiştir.

2014 yılı Aralık ayında Fransız “Societe National Des Beaux-Arts” (SNBA) “Ulusal Güzel Sanatlar Kurumu”nun her yıl Louvre Müzesi Carrousel du Louvre’de düzenlediği “Uluslararası Geleneksel Plastik Sanatlar Sergisi”nde UNESCO Direktörü Yolanda Neff Emre Lüle’nin çalışmalarını ve bu tarzda çalışmaları ilk defa gördüklerini ve özgün olduklarını ifade etmişlerdir.

Emre Lüle’nin eserleri Başta Cumhurbaşkanlığı Sanat Koleksiyonu olmak üzere kurumsal ve özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.

Emre Lüle’nin yapıtlarını son olarak TÜYAP 2014, İstanbul’da gördüm ve inceledim. Bu fuarda daha çok resme, sonra heykele, ve bunların yanında fotoğraf ve video yapıtlarına yer verilmişti; tek-tük “yerleştirme (installation)” düzenlenmişti; ama, yüzlercesi arasında, Lüle’nin eserlerine benzeyen herhangibir sanat eseri yoktu. Emre Lüle, tuval olarak plastik kullanıyordu.

Bilindiği gibi, bir “polimer” olan plastiğin birçok çeşidi bulunuyor; ticarette, bunlara, Plexiglass, Vitroflex, Acrylite, Oroglass, Lucite gibi isimler verilmiş, ve daha çok, endüstriyel ürünler üretilmesinde kullanılıyorlar; saydam, mat, opak olanları var.

Emre Lüle, saydam türde “Polimetil Akrilat”, “Poli-karbonat”, “Polimetil Metakrilat(PMMA)” kullandığını söylüyor. Bu malzemeleri, çeşitli tekniklerle şekillendiriyor, akrilik boyayla (yağlı boya da geçerli) çeşitli tekniklerle boyuyor, yüzlerce ve büyük boyutlar için binlerce parçanın renk, biçim, ve derinlik değerlendirerek sentezini yapıyor; bunları, tercihen kurutulmuş kavak ağacından seçtiği bir arkalık üstüne, gizlenmiş ya da görünür vidalar ve saydam ve çok güçlü endüstriyel zamklarla çok dayanıklı bir şekilde tespit ediyor. Bu eserleri, resim gibi, duvarda sergiliyor; ama, fiziki olarak üç boyutlu olduklarından, ben, bunlara “duvar heykelleri” demek gerektiğini düşünüyorum. “Janr” açısından, peyzajlar, portreler, natürmortlar, figüratif görüntüler yaratmış; tüm bunlarda, çeşitli sanat ekollerinin uygulandığını görüyoruz: Fovizm, Abstrak Ekspresyonizm, İmresyonizm, Dada, Sürrealizm gibi.

Plastiğin özellikleri nedeniyle, Emre Lüle’ nin eserleri, her yönde yansıyan, kırılan, ve abzorbe edilen bir ışık banyosu yaşıyor ve yaşatıyor. Şekiller, renkler, girinti-ve-çıkıntılar, ışık-ve-karanlık ve bunların tonları, çok kompleks bir “yazboz bilmecesi(jigsaw puzzle)” gibi, izleyeni oyalıyor, onları kendi içine çekiyor, ve onlara çok farklı ve zevkli bir sanatsal deneyim yaşatıyor.

Emre Lüle’nin, sadece kendine mahsus bu sanatının sanat dünyasına yeni bir “ekol” katacağına inandığım için, bu ekole bir isim bulmaya çalıştım. Sanat tarihinde, yeni sanat akımlarını algılayanlar, genelde, sanat eleştirmenleri ve sanat dergileri editörleri: Fransız sanat eleştirmeni Louis Vauxcelles, “Fauvism” ve “Cubism” isimlerinin yaratıcısı; Louis Leroy, “İmpressionism’i” ileri sürmüş; İngiliz sanat eleştirmeni Roger Fry, “Postimpressionism” ekolünü adlandırmış; Amerikan sanat eleştirmeni Harold Rosenberg, ressam Jackson Pollock’un sanatının “Action Painting” olarak anılmasını ileri sürmüş; Alfred Barr, V. Kandinsky’nin sanatını, “Abstract Expressionism” ekol adıyla sanat tarihine kaydettirmiş. Ben de bir Türk sanat eleştirmeni olarak, değerli bir Türk sanatçısı olan Emre Lüle’nin kendisine mahsus, bu güçlü ve değişik sanat anlayışının, bir ekol özelliklerine sahip olması nedeniyle, “Poli-plastisizm (Poly-plasticism)” olarak anılmasını ileri sürüyorum. Buradaki “plastik” sözcüğü hem plastik maddesinin hem de “plastik sanatların (resim, heykel)” yerini tutuyor. Dolayısıyla, bu yapıtlara da “Poly-plastic artwork” denmeli; Türkçesi: “İçiçe plastik sanat eseri (yapıtı)” ya da “İçiçe plastik duvar heykeli” olmalı.

Emre Lüle’nin tasarladığı ve geliştirdiği bu sanat ekolünün hem Türkiye’de hem de yabancı ülkelerde benimsenmesini ve yaygınlaştırılmasını diliyorum. Emre Lüleyi kutluyor, ve sanatseverleri, bu yeni sanat ekolünü izlemeye, anlamaya, ve anlatmaya davet ediyorum.
Sezer AYKAN,
Sanatlar eleştirmeni, MAC – MAC: Master of Arts Criticism
Görsel sanatlar işletmecisi, MVAM – MVAM: Master of Visual Arts Management
City University, London, 1999

Aşağıdaki görsellere tıkladığınızda büyük boyutlu görüntüleyebilirsiniz. İlgilendiğiniz eser ile ilgili bilgi almak için:
Eserin altında yazan Eser Kodunu belirterek bizimle e-posta, telefon ( 0 312 438 86 70 ) veya sayfanın altında bulunan formu kullanarak iletişime geçebilirsiniz.

İlgilendiğiniz eser ile ilgili bilgi almak için formu doldurabilirsiniz

Adınız (gerekli)

E-posta Adresiniz (gerekli)

Eser Kodu (Örnek: he1502-11)

Telefonunuz (gerekli)

Mesajınız

Yoruma kapalı.