MEHDİ SAADETİ

“Odradek”

26 Mayıs – 14 Haziran 2017 / Açılış: 26 Mayıs Cuma Saat: 18.00-20.00 / Yer: C Salonu

Mehdi Saadeti “Odradek” isimli resim sergiyle 26 Mayıs – 14 Haziran 2017 tarihleri arasında Galeri Soyut C Salonunda izleyicisi ile buluşuyor
Mehdi Saadeti meets art lovers in Galeri Soyut C Hall between May 26th and June 14th, 2017 with the exhibition titled “Odradek”.

1981 Tebriz / İran’ın Azerbaycan bölgesinde doğdu.  1999-2006 yıllar arasında Tebriz Azad Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü’nde Lisans ve Yüksek Lisansı yaptı. Yüksek Lisansını “İşlevsiz Mimari – İran Moğol Dönemi Ütopik Mimarisine Bir Anıt” isimli Tezi ile tamamladı. 2001-2008 yıllar arasında Tebriz, Heriz ve Culfa kentlerinde bulunan kendi sanat atölyesinde Resim, Mimarlık ve Heykel alanlarında sanatsal denemeler yaptı. 2008 yılında Heriz Azad Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi’nde bir dönemlik Araştırma Görevliliği yaptı. 2016 yılında Hacettepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nde Sanatta Yeterlik Programını bitirdi. 2013-2016 yılları arasında aynı kurumda Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. Yurtiçi ve yurtdışı 4 kişisel sergi ve birçok karma sergi ve bienale katıldı. Öğretim Görevlisi olarak Hacettepe Üniversitesi, Resim Bölümü’nde çalışmaktadır.

He was born in Tabriz / Azerbaijan Province of Iran in 1981. Between 1999-2006 he educated Bachelor and Master degree in Architecture Department, Fine Arts and Architecture Faculty of Tabriz Azad University. The title of his Final Project in M.A of Architecture was “Architecture without Function – A Monumental Architecture for Utopian Architecture of Moghul Period in Iran.”  Between 2001-2008, he worked in his solo art studio in Tabriz, Heris and Jolfa cites.  In 2008, he was selected as Research Assistant in Heris Azad University for a semester. In 2016, he graduated in Proficiency in Art program from Hacettepe University, Painting Department. Between 2013-2016 he worked as Research Assistant in the same institution. He participated in 4 solo and several international and national group exhibitions and biennales. He works as Instructor in Hacettepe University, Painting Department.

Evin Beyinin Tasası – Franz Kafka

Odradek’in Slav dillerinden geldiğini söyleyerek sözcüğün anlamını açıklamaya çalışıyor kimileri. Kimileri de Almanca kökenli olduğu, Slav dillerinden de etkilendiği iddiasında. Bu iki açıklama da kesin değil, bu yüzden ikisinin de doğrudan uzak olduğunu söylemekle haksızlık edilmiş olunmaz herhalde; şu da var ki, iki açıklama da sözcüğün anlamını vermekte yetersiz kalıyor.

Eğer Odradek adında bir nesne gerçekten var olmasa, böyle araştırmalarla uğraşacak kim bulunurdu? Duyduğumuzda, önce yıldız biçiminde, yassı bir iplik makarası olduğunu zannedersiniz; gerçekten de, üzerine iplik sarılmış gibidir fakat bunlar sonsuz renk ve çeşitlilikte, birbirine düğümlenmiş, dolanmış, eski ve kopuk iplik parçalarıdır sadece. Üstelik makara olmakla kalmaz Odradek; yıldızın tam ortasından çapraz bir çubuk çıkar, bir başkası dik açıyla buna eklemlenir. Bir ayak bu dik açıyla gelen çubuk, ikici ayak yıldızın kollarından biri olarak, nesne ayakta da durabilir.

Söz konusu nesnenin eski zamanlarla anlamlı bir biçim taşıyıp şimdi parçalarına ayrıldığı da sanılabilir, nedir, bu da doğru olmayabilir, en azından bu iddiayı doğrulayan bir kanıtımız yok, nesnenin hiçbir yerinde andığımız parçalanma ya da kırılmayı gösteren bir iz bulamıyoruz. Her yönüyle saçma olan bu nesnenin kendisine özgü bir bütünlüğü var. Hem epeyi hareketli olup bir türlü ele avuca sığmadığından, üzerine daha çok konuşmak da mümkün değil.

Bazen tavan arasında, bazen merdivenlerde, bazen koridorda, hatta holde bulunuyor, aylar boyunca yitip gittiği de oluyor, sanırım o günlerde başka evlere göç etmiş oluyor fakat önünde sonunda bizim eve dönüyor mutlaka. Kimi zaman kapıdan çıkıp, aşağıda, merdiven korkuluğuna yaslanmış bekleyen onu gördü mü, konuşmadan duramıyor insan. Elbette yanıtlaması güç sorular sorulmuyor ona, öyle ufacık bir şeye güç sorular sorulamaz, hep çocukmuş gibi davranılıyor ona. “Adın ne?” diye soruluyor, “Odradek,” diyor o. “Nerede oturuyorsun?” denince, “Belli bir adresim yok,” diye yanıtlıyor, ardından gülüyor. Ancak ciğerleri kullanmadan başarılacak, düşen yaprakların çıtırdaması gibi bir gülüş bu. Çoğu kez, konuşma burada kesiliyor, bu yanıtları almak bile mümkün olmuyor kimi zaman; tahtadan görünümüne yaraşan suskunlukla, uzun sessizliklere gömülüyor Odradek.

Kendi kendime, “Bunun sonu nereye varır?” diye soruyorum hep, “Ölür mü bir gün?” ölümlü nesnelerin kendince amaçları, bir tür etkinliği olur, bu etkinliğin içinde, oraya buraya sürtünerek ufalanıp giderler, gel gör ki, Odradek için söz konusu değil bunlar. Demem o ki, uzaktaki bir gün ardına çocuklarını, torunlarını takmış, merdivenleri teker yuvar inmesi mümkün mü acaba? Kuşkusuz, kimseye en ufak zararı yok, ne var ki, ben öldükten sonra bile yaşamını sürdüreceğini düşününce kahrımdan çıldırıyorum.

Çevirmen: Kamuran Şipal

The Cares of a Family Man (Die Sorge des Hausvaters) – Franz Kafka

Some say the word Odradek is of Slavonic origin, and try to account for it on that basis. Others again believe it to be of German origin, only influenced by Slavonic. The uncertainty of both interpretations allows one to assume with justice that neither is accurate, especially as neither of them provides an intelligent meaning of the word.

No one, of course, would occupy himself with such studies if there were not a creature called Odradek. At first glance it looks like a flat star-shaped spool for thread, and indeed it does seem to have thread wound upon it; to be sure, they are only old, broken off bits of thread, knotted and tangled together, of the most varied sorts and colors. But it is not only a spool, for a small wooden crossbar sticks out of the middle of the star, and another small rod is joined to that at a right angle. By means of this latter rod on one side and one of the points of the star on the other, the whole thing can stand upright as if on two legs.

One is tempted to believe that the creature once had some sort of intelligible shape and is now only a broken-down remnant. Yet this does not seem to be the case; at least there is no sign of it; nowhere is there an unfinished or unbroken surface to suggest anything of the kind; the whole thing looks senseless enough, but in its own way perfectly finished. In any case, closer scrutiny is impossible, since Odradek is extraordinarily nimble and can never be laid hold of.

He lurks by turns in the garret, the stairway, the lobbies, the entrance hall. Often for months on end he is not to be seen; then he has presumably moved into other houses; but he always comes faithfully back to our house again. Many a time when you go out of the door and he happens just to be leaning directly beneath you against the banisters you feel inclined to speak to him. Of course, you put no difficult questions to him, you treat him—he is so diminutive that you cannot help it–rather like a child. “Well, what’s your name?” you ask him. “Odradek,” he says. “And where do you live?” “No fixed abode,” he says and laughs; but it is only the kind of laughter that has no lungs behind it. It sounds rather like the rustling of fallen leaves. And that is usually the end of the conversation. Even these answers are not always forthcoming; often he stays mute for a long time, as wooden as his appearance.

I ask myself, to no purpose, what is likely to happen to him? Can he possibly die? Anything that dies has had some kind of aim in life, some kind of activity, which has worn out; but that does not apply to Odradek. Am I to suppose, then, that he will always be rolling down the stairs, with ends of thread trailing after him, right before the feet of my children, and my children’s children? He does no harm to anyone that one can see; but the idea that he is likely to survive me I find almost painful.

Translate: Willa and Edwin Muir

Bilgi / Info

Mehdi Saadeti “Odradek” isimli resim sergiyle 26 Mayıs – 14 Haziran 2017 tarihleri arasında Galeri Soyut C Salonunda izleyicisi ile buluşuyor
Mehdi Saadeti meets art lovers in Galeri Soyut C Hall between May 26th and June 14th, 2017 with the exhibition titled “Odradek”.

Öz geçmiş / Bio

1981 Tebriz / İran’ın Azerbaycan bölgesinde doğdu.  1999-2006 yıllar arasında Tebriz Azad Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü’nde Lisans ve Yüksek Lisansı yaptı. Yüksek Lisansını “İşlevsiz Mimari – İran Moğol Dönemi Ütopik Mimarisine Bir Anıt” isimli Tezi ile tamamladı. 2001-2008 yıllar arasında Tebriz, Heriz ve Culfa kentlerinde bulunan kendi sanat atölyesinde Resim, Mimarlık ve Heykel alanlarında sanatsal denemeler yaptı. 2008 yılında Heriz Azad Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi’nde bir dönemlik Araştırma Görevliliği yaptı. 2016 yılında Hacettepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nde Sanatta Yeterlik Programını bitirdi. 2013-2016 yılları arasında aynı kurumda Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. Yurtiçi ve yurtdışı 4 kişisel sergi ve birçok karma sergi ve bienale katıldı. Öğretim Görevlisi olarak Hacettepe Üniversitesi, Resim Bölümü’nde çalışmaktadır.

He was born in Tabriz / Azerbaijan Province of Iran in 1981. Between 1999-2006 he educated Bachelor and Master degree in Architecture Department, Fine Arts and Architecture Faculty of Tabriz Azad University. The title of his Final Project in M.A of Architecture was “Architecture without Function – A Monumental Architecture for Utopian Architecture of Moghul Period in Iran.”  Between 2001-2008, he worked in his solo art studio in Tabriz, Heris and Jolfa cites.  In 2008, he was selected as Research Assistant in Heris Azad University for a semester. In 2016, he graduated in Proficiency in Art program from Hacettepe University, Painting Department. Between 2013-2016 he worked as Research Assistant in the same institution. He participated in 4 solo and several international and national group exhibitions and biennales. He works as Instructor in Hacettepe University, Painting Department.

Basın Bülteni

Evin Beyinin Tasası – Franz Kafka

Odradek’in Slav dillerinden geldiğini söyleyerek sözcüğün anlamını açıklamaya çalışıyor kimileri. Kimileri de Almanca kökenli olduğu, Slav dillerinden de etkilendiği iddiasında. Bu iki açıklama da kesin değil, bu yüzden ikisinin de doğrudan uzak olduğunu söylemekle haksızlık edilmiş olunmaz herhalde; şu da var ki, iki açıklama da sözcüğün anlamını vermekte yetersiz kalıyor.

Eğer Odradek adında bir nesne gerçekten var olmasa, böyle araştırmalarla uğraşacak kim bulunurdu? Duyduğumuzda, önce yıldız biçiminde, yassı bir iplik makarası olduğunu zannedersiniz; gerçekten de, üzerine iplik sarılmış gibidir fakat bunlar sonsuz renk ve çeşitlilikte, birbirine düğümlenmiş, dolanmış, eski ve kopuk iplik parçalarıdır sadece. Üstelik makara olmakla kalmaz Odradek; yıldızın tam ortasından çapraz bir çubuk çıkar, bir başkası dik açıyla buna eklemlenir. Bir ayak bu dik açıyla gelen çubuk, ikici ayak yıldızın kollarından biri olarak, nesne ayakta da durabilir.

Söz konusu nesnenin eski zamanlarla anlamlı bir biçim taşıyıp şimdi parçalarına ayrıldığı da sanılabilir, nedir, bu da doğru olmayabilir, en azından bu iddiayı doğrulayan bir kanıtımız yok, nesnenin hiçbir yerinde andığımız parçalanma ya da kırılmayı gösteren bir iz bulamıyoruz. Her yönüyle saçma olan bu nesnenin kendisine özgü bir bütünlüğü var. Hem epeyi hareketli olup bir türlü ele avuca sığmadığından, üzerine daha çok konuşmak da mümkün değil.

Bazen tavan arasında, bazen merdivenlerde, bazen koridorda, hatta holde bulunuyor, aylar boyunca yitip gittiği de oluyor, sanırım o günlerde başka evlere göç etmiş oluyor fakat önünde sonunda bizim eve dönüyor mutlaka. Kimi zaman kapıdan çıkıp, aşağıda, merdiven korkuluğuna yaslanmış bekleyen onu gördü mü, konuşmadan duramıyor insan. Elbette yanıtlaması güç sorular sorulmuyor ona, öyle ufacık bir şeye güç sorular sorulamaz, hep çocukmuş gibi davranılıyor ona. “Adın ne?” diye soruluyor, “Odradek,” diyor o. “Nerede oturuyorsun?” denince, “Belli bir adresim yok,” diye yanıtlıyor, ardından gülüyor. Ancak ciğerleri kullanmadan başarılacak, düşen yaprakların çıtırdaması gibi bir gülüş bu. Çoğu kez, konuşma burada kesiliyor, bu yanıtları almak bile mümkün olmuyor kimi zaman; tahtadan görünümüne yaraşan suskunlukla, uzun sessizliklere gömülüyor Odradek.

Kendi kendime, “Bunun sonu nereye varır?” diye soruyorum hep, “Ölür mü bir gün?” ölümlü nesnelerin kendince amaçları, bir tür etkinliği olur, bu etkinliğin içinde, oraya buraya sürtünerek ufalanıp giderler, gel gör ki, Odradek için söz konusu değil bunlar. Demem o ki, uzaktaki bir gün ardına çocuklarını, torunlarını takmış, merdivenleri teker yuvar inmesi mümkün mü acaba? Kuşkusuz, kimseye en ufak zararı yok, ne var ki, ben öldükten sonra bile yaşamını sürdüreceğini düşününce kahrımdan çıldırıyorum.

Çevirmen: Kamuran Şipal

Press Release

The Cares of a Family Man (Die Sorge des Hausvaters) – Franz Kafka

Some say the word Odradek is of Slavonic origin, and try to account for it on that basis. Others again believe it to be of German origin, only influenced by Slavonic. The uncertainty of both interpretations allows one to assume with justice that neither is accurate, especially as neither of them provides an intelligent meaning of the word.

No one, of course, would occupy himself with such studies if there were not a creature called Odradek. At first glance it looks like a flat star-shaped spool for thread, and indeed it does seem to have thread wound upon it; to be sure, they are only old, broken off bits of thread, knotted and tangled together, of the most varied sorts and colors. But it is not only a spool, for a small wooden crossbar sticks out of the middle of the star, and another small rod is joined to that at a right angle. By means of this latter rod on one side and one of the points of the star on the other, the whole thing can stand upright as if on two legs.

One is tempted to believe that the creature once had some sort of intelligible shape and is now only a broken-down remnant. Yet this does not seem to be the case; at least there is no sign of it; nowhere is there an unfinished or unbroken surface to suggest anything of the kind; the whole thing looks senseless enough, but in its own way perfectly finished. In any case, closer scrutiny is impossible, since Odradek is extraordinarily nimble and can never be laid hold of.

He lurks by turns in the garret, the stairway, the lobbies, the entrance hall. Often for months on end he is not to be seen; then he has presumably moved into other houses; but he always comes faithfully back to our house again. Many a time when you go out of the door and he happens just to be leaning directly beneath you against the banisters you feel inclined to speak to him. Of course, you put no difficult questions to him, you treat him—he is so diminutive that you cannot help it–rather like a child. “Well, what’s your name?” you ask him. “Odradek,” he says. “And where do you live?” “No fixed abode,” he says and laughs; but it is only the kind of laughter that has no lungs behind it. It sounds rather like the rustling of fallen leaves. And that is usually the end of the conversation. Even these answers are not always forthcoming; often he stays mute for a long time, as wooden as his appearance.

I ask myself, to no purpose, what is likely to happen to him? Can he possibly die? Anything that dies has had some kind of aim in life, some kind of activity, which has worn out; but that does not apply to Odradek. Am I to suppose, then, that he will always be rolling down the stairs, with ends of thread trailing after him, right before the feet of my children, and my children’s children? He does no harm to anyone that one can see; but the idea that he is likely to survive me I find almost painful.

Translate: Willa and Edwin Muir

Aşağıdaki görsellere tıkladığınızda büyük boyutlu görüntüleyebilirsiniz. İlgilendiğiniz eser ile ilgili bilgi almak için:
Eserin altında yazan Eser Kodunu belirterek bizimle e-posta, telefon ( 0 312 438 86 70 ) veya sayfanın altında bulunan formu kullanarak iletişime geçebilirsiniz.

İlgilendiğiniz eser ile ilgili bilgi almak için formu doldurabilirsiniz

Adınız (gerekli)

E-posta Adresiniz (gerekli)

Eser Kodu (Örnek: he1502-11)

Telefonunuz (gerekli)

Mesajınız