Tamer BİLGİÇ Resim Sergisi

29 Eylül – 14 Ekim 2010

A

Sanatı, sanatçıyı ve sanat eserini tam olarak açıklayan ne bir akım, ne bir deyim, ne de bir ifade tarzı yoktur. Yalındır sanat kimi zaman, kimi zaman ise coşkulu, sevinçli, hüzünlü pek çok duyguyu içerisinde taşır. Bu nedenledir ki, farklı anların bir arada sunan bir anı ifadede yetersiz kalır sözcüler. İçinde barındırdığı her rengin farklı bir duygusu vardır eserde. Bu nümayişe birde figürlerin, nesnelerin arasındaki hasbıhâl eklenince, ancak sanatçı çözer derinliğini, eserin içindeki…

Günümüzü sanat anlayışı incelendiğinde, ya da daha genel ifade ile sanatsal gelişimin aşamaları analiz edildiğinde, karşımıza bir taraftan insanlığın yalın tarihi çıkarken, bir yandan da    insanlık tarihine ışık tutan mihenk taşları ile döşeli makadamlarda, sıcakla soğuğun savaşı, ancak varlık felsefesinin derin nüfuz edişi ile birlikte, coşkulu bir serüven alır götürür bizi. Resim bir anlamda geçmişi geleceğe taşıyan, erken dönem icadı bir zaman makinesi iken, bir yandan da, en usta tercümana taş çıkaran, bir çeviri yeteneği  ile, sanatçı iç dünyasını izleyene çeviren bir işlevi üstlenir. Ancak bu çeviriyi yaparken, izleyicinin iç dünyasını da analiz ederek, iki farklı dünyanın bir araya gelmesi, ya da iki denizin birleşmesini, “Merac-ül Bahreyn’i  içinde taşır….

Tamer Bilgiç’in sanatına yön veren en önemli etmen, bu çeviri sürecinde, çevirmene oldukça fazla işin çıkmasını sağlamaktır. Eserlerinde anlaşılmaz olma gibi bir düşüncesi olmasa da, bir yandan dış yaşamın tekdüzeliği, bir yandan iç dünyasındaki çalkantılı seyahatleri, iki farklı dünyanın sıcak ve soğuk ilişkisindeki gibi anlaşılmazlığını da beraberinde getirir. Bu iki dünya arasındaki geçişi keskin kılan ise, göğe uzanırken dimdik duruşu ile her iki farklı dünyayı gözlemleyen, gözlemlerken bir anlamda buluşma noktasını tayin eden haşhaşlar olmuştur. Haşhaşın o dik, o mağrur görüntüsü yaşama karşı duruşun keskinliğini sergilerken, içerdiği mistisizm ile diğer dünyaya açılan kapıyı, cılız vücutlarının üzerindeki beyinlerinde taşır. Bu keskin geçiş bekçisi sırrını sanatçı istemedikçe ortaya çıkarmadığından, dilediğince kullanır renklerini, fırça darbelerini, duygu ve heyecanlarını. Ancak bu şekilde özgürce hakim oluru her iki dünyanın çelişkili fakat eğlenceli mücadelesine…

1978 Kütahya, Gediz’de doğdu. 1995 Kütahya Anadolu Güzel Sanatlar Lisesini bitirdi. 1999 Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümünden birincilikle mezun oldu. 1999 Yılında Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim elemanı olarak göreve başladı, 1999 Yılında Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim elemanı olarak göreve başladı. 2010 Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Ana Sanat Dalında, yüksek lisansını tamamladı. Bilgiç 17 kişisel sergi gerçekleştirdi.

ÖDÜLLER:

1999 Eskişehir Rotary Kulübü Resim Yarışması Jüri Özel Ödülü
2004 23.Turgut Pura Resim Yarışması “İzmir Büyükşehir Belediyesi 1.lik Ödülü”
2007 Federation Of Canadian Artists Painting On The Edge, ıÜüEmerging Artist Award, Canada
2008 Ahmet Yakupoğlu Manzara Konulu Resim Yarışması Mansiyon Ödülü
2008 Artforum Ankara 4. Genç Yetenekler Resim Yarışması Başarı Ödülü

Aşağıdaki görsellere tıkladığınızda büyük boyutlu görüntüleyebilirsiniz. İlgilendiğiniz eser ile ilgili bilgi almak için:
Eserin altında yazan Eser Kodunu belirterek bizimle e-posta, telefon ( 0 312 438 86 70 ) veya sayfanın altında bulunan formu kullanarak iletişime geçebilirsiniz.

İlgilendiğiniz eser ile ilgili bilgi almak için formu doldurabilirsiniz

Adınız (gerekli)

E-posta Adresiniz (gerekli)

Eser Kodu (Örnek: he1502-11)

Telefonunuz (gerekli)

Mesajınız