Necmettin Özlü’nün “Işık – Madde – Varlık” isimli kişisel resim sergisi 26 Şubat – 17 Mart 2010 tarihlerinde görülebilir.
…Özlü bir renkçidir. Renkle, tabloları oluşturan formları devamlı hareketli kılan, titreşimli, anaforlu bir derinlik yaratır. Yoğun olmakla birlikte hareketli de olan espas ritm kazanırken, kuvvetli bir enerjiyi hem barındırır hem yayar… – G.NADİN
…Bu eserleri bir cins “Düş Gördüren Sismografi” olarak tanımlamak yanlış olmaz… – A.KHATİBİ
…Cömert ve şaşaalı bir lirik soyutcu olan Özlü, ilhamını bulut oyunlarından ve tılsımlı bir yazının narin çevikliğinden alır. Sessiz tonlarda bulutlar, ay ışığını anımsatan bir fon üzerinde altın yazılar; tualin en küçük parseli bile kaçışa açık bir yoldur. Palet şıktır, yumuşak çizgiler, figüratife kaçmadan, imgelere dönüşmektedir. Her tablo, büyücü şehrazat’a yaraşır bir hikayedir… – A.NARDON
…Bir siluet halindeki gizemli figürler nesnenin katmanlarını belirleyen renk yüzeyleri arasında isteksizce belirirler. hangi zamana ve nereye aittir bu figürler? Onlar yaşamın belirsiz ve kaos dolu yüzünün hüzünlü insanlarıdır. Zamanın bilinmezliğinden gelen figürler, renk devinimleriyle soyut diagonal formları biçimleyen sanatçının resmine taşıdığı anlamlara kılavuzluk etmektedir… – D.ŞENER
…Her ayrıntının inceden inceye hesaplandığı, ilişkilerin bir bütünlük içinde çözümlendiği çok soğukkanlı bir tutum dikkatimizi çekiyor. Gördüğü nesnelerden, nesne ayrıntılarından anlamlar üretmeyi seven doğulu bir ermiş kisvesine bürünmüş gibidir Özlü; gördüklerini, biçimler ve renklere indirgeyerek, biçim ve renk açısından yorumlayarak sunar izleyiciye. Onun gördüğü nesnenin somut yanı değildir… – K. ÖZSEZGİN
…Sergiden içinde gerçek bir karakterin ortaya çıktığı genel bir izlenim yayılmaktadır. Şairin dediği gibi, Özlü’nün resmi “ ipek kadar yumuşak, ipek kadar kuvvetlidir”. İncelik, zerafet ve cömertlik bu eserlerde ölçülülük ve güçlülükle kaynaşır. İzlenim, his, heyecan ve ilksel atılımlar akıl ve kültür ile dengelenir. Bu ise Özlü’nün resmine armoni ve kalite katar… – M.BOUABDELLAH
…Resim sessizliğe adanmış bir sanattır. Hakkında konuşmaya gerek yoktur aslında… Sadece şunu söylemek isterim ki resim yapmak ölüp ölüp dirilmek gibi bir şeydir…Tablodan gözümüze ve beynimize ulaşarak görsel bir senfonik müzik oluşturacak olan ışığın niteliğini hazırlamaktır resim yapmak. Tüm sesleri bastırıp sessizliği hakim kılmaktır… Dünyada benzeri olmayan bir varlığı ortaya koymak ve konuşmadan, dile dökmeden anlatmaktır, yapılmaya çalışılan. En çok korktuğum şey ise kendimi kopya etmek, tekrarlamaktır.